| Türk-Arap Ülkeleri İş Adamları Derneği (TURAB) Genel Başkanı Doğan Narin ve
yönetim kurulu, A.B.D. 2. Konsolosu Leyla Ones’i dernek genel merkezinde
ağırlayarak, küresel ekonomik kriz ile ilgili fikir alışverişinde bulundu.
Amerika Birleşik Devletleri (A.B.D.) 2. Konsolosu Leyla Ones, Türk-Arap
Ülkeleri İş Adamları Derneği (TURAB) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. TURAB
Genel Başkanı Doğan Narin, Başkan Vekil Tarık Ciğer, Başkan Yardımcıları Servet
Çamurdaş ve Nejdet Kılıç ile Genel Sekreter Vural Zafer Emirel ve Sayman Ali
Makam ile Yönetim Kurulu üyeleri Nafi Dayı ve Kamil Ertüzün’ün hazır bulunduğu
2. Konsolos Ones’in ziyaretinde, ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fikir alış
verişinde bulunuldu.
KRİZİN BÖLGEYE ETKİLERİ…
Dünyadaki küresel ekonomik kriz ile ilgili gelişmeleri takip ettiğini ve
sektörleri incelediğini belirten ABD 2. Konsolosu Leyla Ones, küresel krizin
bölgeye, Mersin’e ve sektörlere etkileri ile ilgili fikir alışverişinde bulunmak
amacıyla böyle bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirtti. Türkiye’de özellikle
ihracatta ve yatırımlarda bir takım olumsuz gelişmeler görüldüğünü ve bunu iş
dünyasının gözünden değerlendirmek istediğini ifade eden Konsolos Ones, ayrıca
Gaziantep’te düzenlenen Uluslararası Irak Fuarı ile ilgili de Türk-Arap ülkeleri
İş Adamları Derneği üyelerinin fikirlerini almak istediğini kaydetti.
Amerika’da sadece geçen hafta 85 bin kişinin işten çıkartıldığını söyleyen
Konsolos Leyla Ones, Amerika’n ekonomisinin dünya ekonomisinin yüzde 25’ini
oluşturduğuna dikkat çekti
“29 ÜLKE EL ELE”
Öncelikle, 2. Konsolos Leyla Ones’e, dernek çalışmaları hakkında da bilgi
veren TURAB Genel Başkanı Doğan Narin, TURAB’ın 22 Arap ülkesi ve Türkiye ile
beraber 7 Türki Cumhuriyeti ile ’29 Ülke El Ele’ sloganıyla ekonomik, sosyal ve
kültürel alanlarda işbirliği sağlama alanında faaliyet gösterdiğini belirtti.
TURAB’ın kuruluşunun 5. yılını kutladığını dile getiren Başkan Narin, İzmir
ve Gaziantep’te şubeleri bulanan TURAB’ın, Arap ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler
büyükelçilik, konsolosluk ve ticari ataşelik temsilcileri ile sık sık bir araya
gelerek, fikir alış verişlerinde bulunduğunu aktardı. “Dönemsel olarak
üyelerimizin yurtdışından gelen ticari heyetlerle buluşmalarını sağlıyor, ikili
görüşmeler yapılmasına katkı sunuyoruz” diyen Doğan Narin, sosyal ve kültürel
etkinliklere de büyük önem verdiklerini işaret etti. Bu noktada merkezi
Ankara’da bulanan Türk Kültür Ve Sanatları Ortak Yöntemi (TÜRKSOY) ile de
çeşitli çalışmalara imza attıklarını söyleyerek, son olarak 2008 yılı Eylül
ayında, “TÜRKSOY Opera Günleri” etkinliğinin TURAB’ın katkıları ile Mersin’de
düzenlendiğini vurguladı.
“KRİZ İLE İHRACAT VE İÇ TÜKETİM DARALDI” Başkan Doğan Narin ise
dünyada olduğu gibi Türkiye ve Mersin’de de krizin etkilerinin özellikle ihracat
ve iç tüketimde daralma olmasına neden olduğunu, bunun neticesinde de sanayi
sektöründe kapasite düşüşlerinin yaşandığını bildirdi. Narin, küresel krizin
sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın problemi olduğunu çünkü dünyanın artık
global bir hayat içerisinde devam ettiğini ve dolayısıyla da bir ülkede yaşanan
olumlu veya olumsuz gelişmelerin diğer ülkeleri de etkilediğini ifade etti.
Türkiye’nin en önemli konularından biri olan işsizlik alanında ise,
ekonomideki sıkıntılar ile birlikte yaşanan kapasite düşüşlerinin işsizliği
tetiklediğini söyleyen Başkan Narin, “Gaziantep, Kayseri, Denizli, İstanbul,
İzmir, Adapazarı gibi sanayi illerinde özellikle otomotiv ve yan sektörlerinde
yaşanan işçi çıkartmaları bunun örneği oldu. Özellikle ülkenin sosyal gelişimin
olumsuz etkilenmemesi açısından işten çıkartmaların önüne geçilmesi büyük önem
taşıyan bir konudur. Kapasite artışlarına gidilmesi ve dünya standartlarının
düzene girmesi gerekiyor” dedi.
“IMF İLE ANLAŞMA TÜRKİYE’NİN YARARINA OLACAK ŞEKİLDE İMZALANMALI”
Bu arada hükümetin IMF ile anlaşma çalışmalarının da sürdüğünü belirten Genel
Başkan Doğan Narin, iki aydan buyana devam eden görüşmelerde anlaşma hatlarının
henüz neticelenmediğini ancak, IMF ve Türkiye ile dünya açısından, anlaşılabilir
ve ülkemize faydalı olacak bir anlaşma yapılmasını umut ettiklerini vurguladı.
Aksi takdirde Türkiye’ye faydası olmayacak ise anlaşmanın bir anlam
taşımayacağını ifade eden TURAB Başkanı Narin, şöyle devam etti: “İkili
görüşmelerde en iyi noktaya getirilmeye çalışılan anlaşmanın bir an önce
netleşmesini umut ediyoruz ve basından takip ettiğimiz kadar ile de 10 güne
kadar bir netice alınması ifade ediliyor. Dünyada finansal krizin başlangıç
noktası Amerika’da da, Başkan Obama’nın göreve gelmesi ve hükümetin kurulması
ile yeni çalışmalar, projeler gündeme geliyor. Amerika’da işlerin yoluna girmesi
ile dünyada onu izleyecektir. Çünkü dünya ekonomisine yön veren ülkelerin
başında Amerika gelmektedir. Bu nedenle Amerika’nın ilk başta finans sektörünü
düzene sokması gerekir ki, dünyada hayat biraz daha normal standartlar düzeyine
ulaşsın.
“EKONOMİ İKİNCİ 6 AYDAN İTİBAREN DÜZELEBELİR”
Türkiye, bundan öncede kendi içinde ekonomik krizler yaşayan bir ülke olduğu
için duruma biraz alışkın. Bu nedenle şuan ki durumu krizden ziyade geçici bir
durum olarak görüyoruz. Keza işadamlarımız ve sanayicilerimizin özellikle
yılbaşından sonraki performanslarının gözle görülür oranlarda artış gösterdiğini
söylememiz mümkün. Finans sektörünün de yılbaşından sonra biraz daha
rahatladığı da gözlemlerimiz arasında. Muhtemelen en yakın dönem olarak 6’ıncı
aydan sonra Türkiye’de iyi niyetler devam eder ise sistem biraz daha rantabl
hale gelir ve düzene girer diye tahmin ediyoruz.
“ARAP VE TÜRKİ CUMHURİYETLERİ İLE TİCARET HACMİMİZ ARTIYOR”
TURAB ilgi alanında giren 29 ülke ile Türkiye’nin ihracatına da değinen TURAB
Genel Başkanı Doğan Narin, bu noktada olumlu bir tablo görüldüğünü belirterek,
söz konusu ülkeler ile Türkiye’nin 2008 yılına toplamda 33 milyar dolarlık bir
ihracat hacmine ulaştığını kaydetti. Türkiye’nin 2008 yılında 132 milyar
dolarlık toplam ihracatının yüzde 25’i’nin Arap ve Türk Cumhuriyetleri’ne
yapıldığını işaret eden Narin, TURAB ilgi alanındaki bu ülkelere yapılan
ihracatta 2007 yılına göre yüzde 5’lik bir artış sağlandığını söyleyerek,
“İhracatımızda özellikle inşaat malzemeleri, gıda ve tekstil sektörü öne
çıkarken ihracat yaptığımız bu ülkeler içinde Birleşik Arap Emirleri 8 milyar
dolar ile ilk sırada, 4 milyar dolar ile ırak ikinci ve 2 milyar dolar ile de
Suudi Arabistan üçüncü sırada geliyor.
”2009’DA İHRACAT ARAP ÜLKELERİ VE TÜRKİ CUMHURİYETLERİ’NE KAYABİLİR”
2008 yılında Türkiye’nin ithalatı 200 milyar dolar olarak gerçekleşirken,
TURAB ilgi alanındaki ülkelerden yapmış olduğumuz ithalat ise yaklaşık 16 milyar
dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Yani ithalatımızın yüzde 8’i Arap ve Türk
Cumhuriyetlerine aittir. İthalatta da Suudi Arabistan birinci, Cezayir ikinci ve
Kazakistan’da üçüncü sırada gelmektedir. Yaşanan finansal krizden dolayı
Avrupa Birliği ülkelerinden alımlarda yaşanan azalmayı 2009 ihracatımızda Arap
ve Türk Cumhuriyetlerine yapacağımız ihracat ile kapatmayı planlıyoruz. Bu
noktada da TURAB önemli roller üstlenmektedir. Bu anlamda da çalışmalarımız tüm
hızıyla devam etmektedir. Özetle, her şey çok güzel değil tabiî ki ancak
biraz daha kıpırdanmalar gördüğümüz için kriz psikolojisine gömülüp, işi gücü
bırakmaktansa, tüm sektörler daha çok işlerine sarılarak durumu düzeltme
çabasındalar, çünkü başka bir çaremizde yok” şeklinde konuştu. Gaziantep’te
düzenlenen Uluslararası Irak Fuarı’nın ise Mersin’de düzenlenmesinin, fuar adına
önemli bir çıkış olacağını da dile getiren Doğan Narin, Mersin’in gerek ticaret
tecrübesi ve gerekse de uluslararası fuarlara ev sahipliği yapabilme becerisi ve
sahip olduğu avantajlar ile fuarın çehresini değiştirebileceğini
bildirdi. Mersin’de yapılması ve TURAB’ın da ilişkilerini devreye sokması
halinde fuarın önemli kazanımlar sağlanabilecek bir organizasyona
dönüştürülebileceğinin altını çizen Narin, ellerinden gelen desteği vermeye
hazır olduklarını ifade etti. |